29 Ekim 2008 Çarşamba

hayatımdan ihtiyacı kadar özet..

Blog ismimde olduğu gibi 240790 da doğmuşum.Her çocuk gibi bazı şeyleri yapmışım bazılarını yapamamışım.Aslında trajik bir türk filmi gibi sanılsada öyle değil.Annemle babam dediklerim 7 yaşındayken ayrılmışlar..Hep birbirlerini kötülemeler,itişmeler,didişmeler.. vs vs.hep aynı olaylar.Bunların arkasında büyüyen masum bir çocuk.İşte o ben!Hani derler ya bazen olanın en kötüsünü yaşamak insanı olgunlaştırır diye.Aynen benimki de öyle oldu işte.İşe 'içe kapanık' olmakla başladım.Herkesten farklı düşünmeye başladığım andan sonra herkesle arkadaş olamamak ya da onlar gibi düşünemediğimizden kendini suçlamak.Evet ben ve benim gibi olanların yaşadığı ortak paydalar.Ne yazık ki hala aynı duyguları tattığım ve bana yakın olan bir kaç insan var.Bazen düşünüyorum da kendin gibi düşünen birini bulamadığında insan hayattan nasıl zevk alabilir?Evet ben zevk şuanda da alamıyorum veya almak için yeterli yolları henüz katedemedim.

Ama ya incinmek?Sırf kendimi ifade etmek istediğimde kendi gerçek düşüncelerimi belirtmek istediğimde incindiğim hep olmuştur ama kendini insan anlatamadığında buna nasıl bir çare bulur?İnsan hayattaki gerçekleri daha doğrusu kendisini başkasına anlatamamak ya da anlattıramamak kadar zor birşey var mıdır hayatta?Hayatın bu kadar kısa olmasına rağmen nedir bu insanların birbirlerini çekememesi,hor görmesi,tercih ettiği herşeye karışmaları... İnsanlar neden yalnızca kendi hayatlarına bakmayıp başkalarının işlerine burunlarını sokarlar.Bu hayat benim mi yoksa bana karışanların mı diye düşünmüşümdür hep.Hayatın anlamını kendime her soruşumda cevapsız kalıyorum.Büyük bir boşlukta hissettiğinde insan kendini bu kadar mı çözümsüz sorular yaratır aklında?Herkes kendini süper zannetse dahi bu kapalı kelimelerin ardından bir kaç dip notla bitiriyorum.



-'Hayattaki en büyük trajedi bütün hayatınızı peşinde gittiklerinizin doğru olmadığını görmeye harcamaktır.' demiş Henry David Thoreau(evet gerçekten bu kadar boş işler yapıyoruz)

Kendimize karşı dürüst olmak gerek her zaman ki böyle boş işler yapmayalım.dürüst olmak çok basit bir kelime gibi gözükse de hiçkimse her zaman dürüst olamaz ve bu bir sırdır.Bu sırrı keşfedebilmek adına 4 küçük haftalık düşünme metodum var:



1 Bu hafta benim istediğim bir hafta gibi mi hissettim?Bana yarın veya gelecek hafta daha doğru gelecek olan nedir?

2 Bu hafta dünyada olmak istediğim kişi miyim?Yarın ya da gelecek hafta nasıl bir şekilde olmak istiyorum?

3 Şimdi yüreğimi dinliyor muyum?Şimdi yüreğimin peşinden gitmenin benim için anlamı ne olacak?

4 Gelecek hafta bi sırrı daha iyi nasıl yaşamak isterim?



NOT:Evet bu yazılar çok değer verdiğim bir kitaptan alıntı fakat samimiyetine inandığım insanların okumasını çok ama çok istediğim anektodlar umarım yararı olur..

Hiç yorum yok: