27 Kasım 2008 Perşembe

Sevmek,Sevilebilmek..

Sevmek ve sevilebilmek..Bu iki kelime ne kadar hoş ve naif geliyor öyle değil mi?Hiç sevilmemiş ve sevememiş biri olarak belki de bunun ne demek olduğunu yaşayana kadar anlayamayacağım..Ama diğer bir gerçek var ki bu dünyanın en güzel duygularından biri.Onun elini tutmak,seni sevdiğini bilmek,gerçek sevgiyi tatmak,sürekli sana enerji dolu gelmesi,seni hayatının odak noktasına koyması..Bundan daha güzel bir duygu var mıdır?Her zaman ilk zamanki sevgi düzeyinde kalmasını istemişimdir birlikteliğin.Ama bu bilimsel olarak bile açıklandı(böyle bir ilişki imkansız..:) hani imkansız diye birşey sözkonusu değildi?

Bazen yalnız kaldığımda o kadar çok sevgiye muhtaç hissediyorum ki kendimi..Sanırım herkesin ya çok iyi bir dostu ya da hayat arkadaşı olmalı.Yoksa hayat nereye kadar sürebilir?Aşk ise apayrı.O 'biz'de hiç bulunamıyor.Ya bilmeden aldatılıyorsun.Ya da en yakın sürede ayrılıyorsun.Ne kadar yazık ediyor ki insan bu kadar kısa olan hayatta kendini ve karşısındakini üzmeye..Bazen o sihirli dizilerdeki gibi değneğimiz olsa diyoruz içimizden ve bunu derken bi yerden de yüreğimiz parçalanıyor.

Sevgi ya da Aşk ın olabilmesi için nasıl bir kriterin olması gerekli?Acaba tip?din?ırk?çevre?para?alkol?yaş?kilo? gibi ayrımlara mı gidilmeli yoksa yüreğindeki sese göre mi hareket edilmeli?Belki de bu ikilemleri atlatamadan sevgi ya da aşk ı bulmamız imkansızlaşacak..

9 Kasım 2008 Pazar

Ahlak mı?Hadi canım ordan..



Evet Anne ben böyleyim!Desem ne olurdu diye düşünürüm hep.Evet reddedilirim.Neden?Çünkü ben bir hainim,düşmanım,suç işliyorum,herkesin yaptığını yapmıyorum,senin düşündüğün gibi düşünmüyorum,ben cehennemliğim,benim dini yaşamaya hakkım yok!Evet anne ben senin gözünde hayvandanda küçüğüm değil mi?Bunu ben istedim değil mi anneciğim.Ben senin verdiğin öğütleri algılayamadım.Bana hep kızları entegre ettin ama ben ne yaptım?Gidip bir erkeğe aşık oldum ve bunu ben seçtim sizin gözünüzde değil mi?Yazıklar olsun bana!Beni hiçbir zaman anlayamayacaksınız.Evet ben vatan hainliğinden öte durumları yerine getirdim.Ne kadar aşağılayıcı gözlerle bakar oldunuz bana.Ben en aşağı varlığım.Bundan sonra beni görmek istemeyeceksiniz değil mi?Neden?Yanımda sevgilim olursa onu linç edersiniz değil mi?Parayla düzeltmeye çalışacaksınız ama olmayacak.Ve birbirimizden kopacağız.Anne sevgisinden mahrum büyüyeceğim değil mi?Hatta anne rızasını almadan ölüp göçüp gideceğim bu hayattan...

Evet klasik 'biz'lerin çok konuşurlarsa başına geleceği bir kaç örnek.Benimde başıma gelme ihtimalı muhtemeldir diye düşünüyorum.Ne yazık ki anlayışsızız.Ama şu da var ki kendimle gay olduğum için çok büyük gurur duyuyorum.Ve duymazsam yaşayamam.Toplumdan saygı görmeyi beklemiyorum zaten beklersem çok büyük hayalkırıklıklarına uğrarırım.

Peki biz kimiz?Yakışıklı sevgilileri çalan zamparalar mı?Erkekleri kandırıp yatağa atan içinde kadın ruhunu barındıran şizofrenik kişilikler mi?Belki de kategorize yapmak gerekir böyle kişileri ki kim nerde olduğunu anlayabilsin.Kim ilk duyduğunda şok olmaz ki karşındakini?

-Ay inanmıyorum sende mi onlardansın yazık oldu gül gibi çocuğa..

-Erkek adam öyle şeyler yapmaz bir daha duymamış olayım(en usturuplusu)..

-Bunu senden beklemezdim şuandan itibaren siktir git hayatımdan seni pislik!Lanet olsun seni tanıdığım güne..

-Allah'tan kork yaa toplumumuzda var mı böyle şeyler iğrenç bişey o kadar güzel kızlar varken e+e düşünemiyorum ay bide bunlar ilişkiyede giriyolar ööö midem bulandı kapatalım bu konuyu ve sonsuza kadar onu hayatımızdan çıkaralım..

Ne yazık ki hangimiz böyle değiliz?Bu hayatta ne kadar günümüz varken bunları bu kadar büyütmeye ne gerek var?Önemli olan benim senin kiminle çıktığımıdır-ki eşcinselin özel hayatı olamaz-yoksa birlikte bu dünyada yapılması gereken işler midir?

Kendi özel hayatımda da bunu çok kişiye söyleyemedim.Gurur benim göbek adım.Ama dedim ya utanmıyorum hatta övünüyorum diye o olgunlukta olanlarada çekinmeden söyleyebilirim.Artık bende sabır denen şey kalmadı ve böyle de olmasından yanayayım.Yıkılmalar yaşamayacak mıyım?Tabiki de ki hala yaşıyorum.Şu sıralar birine açılma telaşı sardı gene.

Hayat böyle işte!Kimine istediği gibi yaşatır kimine acı çekerek kimine ise alnının terini yaşatır.

4 Kasım 2008 Salı

Kişi Ayrımcılıkları


Kendimiz gibi olmayanları Türkler olarak kabul edememişizdir?Ne ilginç bir durumdur bu?Evet sen kürtsen dağa çıkıp her an beni öldürebilirsin!Sen solcuysan,sağcıysan,komünistsen,muhafazakarsan,eşcinselsen,hele başın kapalıysa,özel hayatın benimkinden farklıysa evet sen bizimle olmamalısın?Bu nasıl bir insan ayrımcılığıdır?Homofobik olduğumuzu halk olarak kabul etmeyişimizin nedeni nedir diye düşünmüşümdür hep.Evet eğitimsiz boş beyinlerin gene boş bilgilerle doldurulması.Tabi çok eğitimli şahsiyetlerinde böyle olmadığını söyleyemeyiz.Kendimizi aşamamamız,kendi adımıza radikal kararlar vermek gerçekten bu kadar mı zor?Artık ağlıyorum ama kendi dertlerime,üzüntülerime ağlayamıyorum.Böyle bir düzende yaşadığıma ve tepkisiz kalıp hiçbirşey yapamadığıma ağlıyorum.Ağladıkça kendime ütopya kuruyorum.Öyle bir ütopyada yaşayamamak...Evet biliyorum böyle bir düzen hiçbir zaman olmayacak daha doğrusu olamayacak.Hani bir söz vardır:'İnsan hayalleriyle yaşar.'sanırım yaşamayı böyle hayal kurabilerek devam ettirebiliyorum.Çünkü gerçekleri karşındakine aktaramadığın zaman yaşamanın ne zaman önemi kalır?Her zaman her düşünceye saygı duydum.Ama hiçbir zaman bütün görüşlerimi herkese anlatamadım.Neden?Çünkü korku,terkedilmek,kaybedilmek,her düşünceye saygı duyan ve ilişkilerini aynı şekilde devam ettiren birine rastladınız mı?Ben rastlamak istedim ama hep bir karmaşıklık oldu.Ve hala da kendini ifade edememenin zorluğunu çekiyorum ve 'biz'ler hep çekeceğiz.Bu süreç ne kadar işleyecek merakla bekliyor ve izliyor olacağım..