25 Aralık 2008 Perşembe

Gerçekleri Öğrenmek


Hayat o yaşa gelince gerçekleri her ne kadar çoğu kişi bunu hissetmese de sana gösteriyor. Evet sen hata yapmalısın! Yapacaksın ki deneyim kazanacaksın! Yoksa 'doğru' yola nasıl ulaşacaksın? Ne yapmak istediğimi soruyorum şu sıralar kendime. Ama ne kendime ne de hayata cevap veremiiyorum. Hissizleşiyor muyum bunu bilmiyorum. Ama bazı şeyleri kaybetmekte olduğum kesin. Mutsuzum. Gülüyorum ama neye güldüğümü bile bilmeden yanımdakilere hissettirmemek için gülüyorum.

Kendi içim mi? İşte orası kan ağlıyor. İstediklerimi yapamamak,şartların olumsuz getirileri,hep içime atmak beni gün geçtikçe kötüye götürüyor. Asıl yapmam gerektiğini en son da yapacağımı düşünüp üzüntü aşılıyorum sanki kendime...

Ve yine koca yılı deviriyorum. Düşünüyorum da önceki sene de böyle değil miydin sen diye? Ama ne kadar büyük şeyler devirdim. Aslalarımı,imkansızlarımı gerçekleştirdim bu sene. Fikirlerimin 360 derece değişmesini şaşkınlıkla izler hale geldim. Herkes gibi 'keşke'lerim oldu ama bunu hep bir realite olarak gördüm. Herkesin yaşadığı bir realite...

Bugün,dün,önceki gün... ne yaptığımı bilmedim yarın,ertesi gün... ne yapacağımı kestiremiyorum. En küçük bir tahminim dahi yok.. Dedim ya mutlu muyum mutsuz muyum 'şükür' onu dahi bilmiyorum. Ama acımıyorum kendime. Demek ki bunu yaşamak da varmış. Sen nelere katlandın bu ne ki diyorum kendime. Ama kendimi avutur pozisyona düşmediğim yalanını kendime söyleyemiyorum.

Yeni bir yıla asıl olarak bu psikolojiyle yalnız girerken öncelikle sağlık sonra başarı,mutluluk ve sevgi getirmesini diliyorum.Umarım tüm insanlara hakettiği değer verilir.

7 Aralık 2008 Pazar

Bayramımız Mübarek olsun..


İyisiyle kötüsüyle bir bayrama daha ulaştık.Herkesin kurban bayramı mübarek olsun.Nice bayramlara ulaşmak ümidiyle:)

27 Kasım 2008 Perşembe

Sevmek,Sevilebilmek..

Sevmek ve sevilebilmek..Bu iki kelime ne kadar hoş ve naif geliyor öyle değil mi?Hiç sevilmemiş ve sevememiş biri olarak belki de bunun ne demek olduğunu yaşayana kadar anlayamayacağım..Ama diğer bir gerçek var ki bu dünyanın en güzel duygularından biri.Onun elini tutmak,seni sevdiğini bilmek,gerçek sevgiyi tatmak,sürekli sana enerji dolu gelmesi,seni hayatının odak noktasına koyması..Bundan daha güzel bir duygu var mıdır?Her zaman ilk zamanki sevgi düzeyinde kalmasını istemişimdir birlikteliğin.Ama bu bilimsel olarak bile açıklandı(böyle bir ilişki imkansız..:) hani imkansız diye birşey sözkonusu değildi?

Bazen yalnız kaldığımda o kadar çok sevgiye muhtaç hissediyorum ki kendimi..Sanırım herkesin ya çok iyi bir dostu ya da hayat arkadaşı olmalı.Yoksa hayat nereye kadar sürebilir?Aşk ise apayrı.O 'biz'de hiç bulunamıyor.Ya bilmeden aldatılıyorsun.Ya da en yakın sürede ayrılıyorsun.Ne kadar yazık ediyor ki insan bu kadar kısa olan hayatta kendini ve karşısındakini üzmeye..Bazen o sihirli dizilerdeki gibi değneğimiz olsa diyoruz içimizden ve bunu derken bi yerden de yüreğimiz parçalanıyor.

Sevgi ya da Aşk ın olabilmesi için nasıl bir kriterin olması gerekli?Acaba tip?din?ırk?çevre?para?alkol?yaş?kilo? gibi ayrımlara mı gidilmeli yoksa yüreğindeki sese göre mi hareket edilmeli?Belki de bu ikilemleri atlatamadan sevgi ya da aşk ı bulmamız imkansızlaşacak..

9 Kasım 2008 Pazar

Ahlak mı?Hadi canım ordan..



Evet Anne ben böyleyim!Desem ne olurdu diye düşünürüm hep.Evet reddedilirim.Neden?Çünkü ben bir hainim,düşmanım,suç işliyorum,herkesin yaptığını yapmıyorum,senin düşündüğün gibi düşünmüyorum,ben cehennemliğim,benim dini yaşamaya hakkım yok!Evet anne ben senin gözünde hayvandanda küçüğüm değil mi?Bunu ben istedim değil mi anneciğim.Ben senin verdiğin öğütleri algılayamadım.Bana hep kızları entegre ettin ama ben ne yaptım?Gidip bir erkeğe aşık oldum ve bunu ben seçtim sizin gözünüzde değil mi?Yazıklar olsun bana!Beni hiçbir zaman anlayamayacaksınız.Evet ben vatan hainliğinden öte durumları yerine getirdim.Ne kadar aşağılayıcı gözlerle bakar oldunuz bana.Ben en aşağı varlığım.Bundan sonra beni görmek istemeyeceksiniz değil mi?Neden?Yanımda sevgilim olursa onu linç edersiniz değil mi?Parayla düzeltmeye çalışacaksınız ama olmayacak.Ve birbirimizden kopacağız.Anne sevgisinden mahrum büyüyeceğim değil mi?Hatta anne rızasını almadan ölüp göçüp gideceğim bu hayattan...

Evet klasik 'biz'lerin çok konuşurlarsa başına geleceği bir kaç örnek.Benimde başıma gelme ihtimalı muhtemeldir diye düşünüyorum.Ne yazık ki anlayışsızız.Ama şu da var ki kendimle gay olduğum için çok büyük gurur duyuyorum.Ve duymazsam yaşayamam.Toplumdan saygı görmeyi beklemiyorum zaten beklersem çok büyük hayalkırıklıklarına uğrarırım.

Peki biz kimiz?Yakışıklı sevgilileri çalan zamparalar mı?Erkekleri kandırıp yatağa atan içinde kadın ruhunu barındıran şizofrenik kişilikler mi?Belki de kategorize yapmak gerekir böyle kişileri ki kim nerde olduğunu anlayabilsin.Kim ilk duyduğunda şok olmaz ki karşındakini?

-Ay inanmıyorum sende mi onlardansın yazık oldu gül gibi çocuğa..

-Erkek adam öyle şeyler yapmaz bir daha duymamış olayım(en usturuplusu)..

-Bunu senden beklemezdim şuandan itibaren siktir git hayatımdan seni pislik!Lanet olsun seni tanıdığım güne..

-Allah'tan kork yaa toplumumuzda var mı böyle şeyler iğrenç bişey o kadar güzel kızlar varken e+e düşünemiyorum ay bide bunlar ilişkiyede giriyolar ööö midem bulandı kapatalım bu konuyu ve sonsuza kadar onu hayatımızdan çıkaralım..

Ne yazık ki hangimiz böyle değiliz?Bu hayatta ne kadar günümüz varken bunları bu kadar büyütmeye ne gerek var?Önemli olan benim senin kiminle çıktığımıdır-ki eşcinselin özel hayatı olamaz-yoksa birlikte bu dünyada yapılması gereken işler midir?

Kendi özel hayatımda da bunu çok kişiye söyleyemedim.Gurur benim göbek adım.Ama dedim ya utanmıyorum hatta övünüyorum diye o olgunlukta olanlarada çekinmeden söyleyebilirim.Artık bende sabır denen şey kalmadı ve böyle de olmasından yanayayım.Yıkılmalar yaşamayacak mıyım?Tabiki de ki hala yaşıyorum.Şu sıralar birine açılma telaşı sardı gene.

Hayat böyle işte!Kimine istediği gibi yaşatır kimine acı çekerek kimine ise alnının terini yaşatır.

4 Kasım 2008 Salı

Kişi Ayrımcılıkları


Kendimiz gibi olmayanları Türkler olarak kabul edememişizdir?Ne ilginç bir durumdur bu?Evet sen kürtsen dağa çıkıp her an beni öldürebilirsin!Sen solcuysan,sağcıysan,komünistsen,muhafazakarsan,eşcinselsen,hele başın kapalıysa,özel hayatın benimkinden farklıysa evet sen bizimle olmamalısın?Bu nasıl bir insan ayrımcılığıdır?Homofobik olduğumuzu halk olarak kabul etmeyişimizin nedeni nedir diye düşünmüşümdür hep.Evet eğitimsiz boş beyinlerin gene boş bilgilerle doldurulması.Tabi çok eğitimli şahsiyetlerinde böyle olmadığını söyleyemeyiz.Kendimizi aşamamamız,kendi adımıza radikal kararlar vermek gerçekten bu kadar mı zor?Artık ağlıyorum ama kendi dertlerime,üzüntülerime ağlayamıyorum.Böyle bir düzende yaşadığıma ve tepkisiz kalıp hiçbirşey yapamadığıma ağlıyorum.Ağladıkça kendime ütopya kuruyorum.Öyle bir ütopyada yaşayamamak...Evet biliyorum böyle bir düzen hiçbir zaman olmayacak daha doğrusu olamayacak.Hani bir söz vardır:'İnsan hayalleriyle yaşar.'sanırım yaşamayı böyle hayal kurabilerek devam ettirebiliyorum.Çünkü gerçekleri karşındakine aktaramadığın zaman yaşamanın ne zaman önemi kalır?Her zaman her düşünceye saygı duydum.Ama hiçbir zaman bütün görüşlerimi herkese anlatamadım.Neden?Çünkü korku,terkedilmek,kaybedilmek,her düşünceye saygı duyan ve ilişkilerini aynı şekilde devam ettiren birine rastladınız mı?Ben rastlamak istedim ama hep bir karmaşıklık oldu.Ve hala da kendini ifade edememenin zorluğunu çekiyorum ve 'biz'ler hep çekeceğiz.Bu süreç ne kadar işleyecek merakla bekliyor ve izliyor olacağım..

29 Ekim 2008 Çarşamba

hayatımdan ihtiyacı kadar özet..

Blog ismimde olduğu gibi 240790 da doğmuşum.Her çocuk gibi bazı şeyleri yapmışım bazılarını yapamamışım.Aslında trajik bir türk filmi gibi sanılsada öyle değil.Annemle babam dediklerim 7 yaşındayken ayrılmışlar..Hep birbirlerini kötülemeler,itişmeler,didişmeler.. vs vs.hep aynı olaylar.Bunların arkasında büyüyen masum bir çocuk.İşte o ben!Hani derler ya bazen olanın en kötüsünü yaşamak insanı olgunlaştırır diye.Aynen benimki de öyle oldu işte.İşe 'içe kapanık' olmakla başladım.Herkesten farklı düşünmeye başladığım andan sonra herkesle arkadaş olamamak ya da onlar gibi düşünemediğimizden kendini suçlamak.Evet ben ve benim gibi olanların yaşadığı ortak paydalar.Ne yazık ki hala aynı duyguları tattığım ve bana yakın olan bir kaç insan var.Bazen düşünüyorum da kendin gibi düşünen birini bulamadığında insan hayattan nasıl zevk alabilir?Evet ben zevk şuanda da alamıyorum veya almak için yeterli yolları henüz katedemedim.

Ama ya incinmek?Sırf kendimi ifade etmek istediğimde kendi gerçek düşüncelerimi belirtmek istediğimde incindiğim hep olmuştur ama kendini insan anlatamadığında buna nasıl bir çare bulur?İnsan hayattaki gerçekleri daha doğrusu kendisini başkasına anlatamamak ya da anlattıramamak kadar zor birşey var mıdır hayatta?Hayatın bu kadar kısa olmasına rağmen nedir bu insanların birbirlerini çekememesi,hor görmesi,tercih ettiği herşeye karışmaları... İnsanlar neden yalnızca kendi hayatlarına bakmayıp başkalarının işlerine burunlarını sokarlar.Bu hayat benim mi yoksa bana karışanların mı diye düşünmüşümdür hep.Hayatın anlamını kendime her soruşumda cevapsız kalıyorum.Büyük bir boşlukta hissettiğinde insan kendini bu kadar mı çözümsüz sorular yaratır aklında?Herkes kendini süper zannetse dahi bu kapalı kelimelerin ardından bir kaç dip notla bitiriyorum.



-'Hayattaki en büyük trajedi bütün hayatınızı peşinde gittiklerinizin doğru olmadığını görmeye harcamaktır.' demiş Henry David Thoreau(evet gerçekten bu kadar boş işler yapıyoruz)

Kendimize karşı dürüst olmak gerek her zaman ki böyle boş işler yapmayalım.dürüst olmak çok basit bir kelime gibi gözükse de hiçkimse her zaman dürüst olamaz ve bu bir sırdır.Bu sırrı keşfedebilmek adına 4 küçük haftalık düşünme metodum var:



1 Bu hafta benim istediğim bir hafta gibi mi hissettim?Bana yarın veya gelecek hafta daha doğru gelecek olan nedir?

2 Bu hafta dünyada olmak istediğim kişi miyim?Yarın ya da gelecek hafta nasıl bir şekilde olmak istiyorum?

3 Şimdi yüreğimi dinliyor muyum?Şimdi yüreğimin peşinden gitmenin benim için anlamı ne olacak?

4 Gelecek hafta bi sırrı daha iyi nasıl yaşamak isterim?



NOT:Evet bu yazılar çok değer verdiğim bir kitaptan alıntı fakat samimiyetine inandığım insanların okumasını çok ama çok istediğim anektodlar umarım yararı olur..

28 Ekim 2008 Salı

HAYALLER..


evet aslında hepimizin hayalleri var bazılarının olacağına inanırız bazılarına ise istemesekte inanmak zorunda kalırız.insan denen varlık zaten bu yüzden yaşamaz mı?herkes gibi benimde seninde hayallerin var.ama benim ve 'biz'lerinki neden hiç gerçekleşmez?hayatın ne kadar kısa olduğunu bilsekte neden bu kadar kendimizi yüksek hayallerle kandırırız?evet sen çapın kadar hayal kurabilirsin.gerçek bu mudur?artık öyle bir düzene geldik ki gerçeklikten bile şüphe eder hale geldik.istediğin kişiyle beraber olamamak,istediğin işi yapamamak,istediğin adı altında olabilecek herşey aslında hayalimiz malesef.
bugünde bir hayalim daha yokoldu.ama yıldızlardan yalnızca birinin sönmesi umudumun tükenmesi demek değil diyerek kendimi avutmaya mı çalışıyorum onu bilemiyorum.belki de kendime artık bu siteyi açarak egomu tatmin etmeye çalışacağım.ama her hayalimin yıkılışında olduğu gibi sanırım bugün de hayata karşı dimdik durmayı sağlayabilmem gerek.belki de bu iki maymunu oynamaya öalışmaktır hayatımda.ama hayat başka türlü nasıl çekilebilir?